aparador Turco
3 traducciones
| Traducción | Contexto | Audio |
|---|---|---|
|
común
🇪🇸 Compré un aparador para la sala de estar.
🇹🇷 Oturma odası için bir büfe aldım.
🇪🇸 El aparador estaba lleno de vajilla y cristalería.
🇹🇷 Büfe tabaklar ve cam eşyalarla doluydu.
|
uso cotidiano | |
|
común
🇪🇸 El aparador de la tienda mostraba los productos más nuevos.
🇹🇷 Dükkanın vitrini en yeni ürünleri sergiliyordu.
🇪🇸 Colocaron luces en el aparador para atraer a los clientes.
🇹🇷 Müşterileri çekmek için vitrinin içine ışıklar yerleştirdiler.
|
formal | |
|
raro
🇪🇸 En algunos países, 'aparador' se usa para referirse a un pequeño espacio para exhibir algo.
🇹🇷 Bazı ülkelerde 'aparador' küçük bir sergi alanı anlamında kullanılır.
🇪🇸 El aparador de la escuela era donde los niños ponían sus juguetes.
🇹🇷 Okulda aparador, çocukların oyuncaklarını koydukları alandı.
|
coloquial |